Inogranik Bileşikler

Canlıların yapısında bulunan bileşikler inorganik ve organik olmak üzere ikiye ayrılır. Canlı hücreler doğadan aldıkları bu maddeleri doğrudan kullanabildiği gibi bu maddelerin yapısını değiştirerek kendine özgü bir forma da dönüştürebilir.

İnorganik Bileşikler

Organik Bileşikler


Su

Canlıların temel maddelerinden olan su, hücrelerimizin büyük bir kısmını oluşturur. Miktarı canlıdan canlıya farklılık gösterebileceği gibi, aynı canlının farklı dokularında bile farklılık gösterebilir.

Suyun bazı özellikleri sebebiyle canlılar için oldukça önemlidir.

Kohezyon kuvveti ve yüzey gerilimi: Su molekülleri hidrojen bağları ile birbirine bağlanarak bir arada kalırlar. Bu durum kohezyon olarak adlandırılır. Suyun farklı moleküllere tutunmasına ise adezyon denir.

Özgül ısısının yüksek olması: Suyun sıcaklığı havaya oranla daha yavaş değişir. Sıcak havadaki ısıyı soğurur ve kendi içinde depolanmış ısıyı da daha soğuk olan havaya verir. Bu özelliği sayesinde su, vücudu havadaki sıcaklık değişimlerine kıyasla daha kararlı getirir.

Buharlaşması: Suyun sıvı halden gaz haline geçmesi buharlaşma olarak adlandırılır. Suyun buharlaşabilmesi için belirli miktarda ısıyı soğurması gerekir. Bu nedenle terleme vücuttan su ile beraber bir miktar ısıyı da uzaklaştırır. Böylece vücut ısısının yükselmesi engellenmiş olur.

Çözücü özelliği: Su birçok reaksiyonda çözücü olarak görev yapar. Bu özelliğinden dolayı su kanda madde taşınımı, metabolik atıkların seyreltilmesi, atılımı ve besinlerin sindirimi gibi birçok olaya yardımcı olur.

Donma özelliği: Soğuk havalarda göl gibi su kütlelerinin yüzeyleri donar. Buzun yoğunluğu suya göre az olduğundan buz dibe batmaz ve suyun yüzeyinde kalır. Yüzen buz kütleleri alttaki suyu yalıtarak donmasını önler. Böylece donan su yüzeyinin altında canlıların yaşaması mümkün olur.

Asitler

Bazlar


Asitler ve bazlar organik ya da inorganik yapılı olabilir.

pH Cetveli: Bir çözeltinin asitlik ve baziklik derecesini ölçmek için, hidrojen iyonunun derişiminin bir ölçümü olan pH cetvelinden yararlanılır.

Vücudumuzda hücre içi ve dışı sıvıların pH'ının belirli sınırlar içinde kalması çok önemlidir. Çünkü biyolojik moleküller (enzim gibi) pH değişmelerinden çok çabuk etkilenir. Bu nedenle vücudumuzda pH'ın sabit kalmasını dengeleyen mekanizmalar gelişmiştir.

Tampon çözeltiler: Asit karşısında baz, baz karşısında asit gibi davranarak sulu çözeltilerin pH değerinin değişmesini önleyen çözeltilere tampon çözelti denir.

Tuzlar

Asitlerle bazlar birleşerek tuzları oluşturur. Asitler bazlar ile karıştırıldığında asidin \(H^+\) iyonu ile bazın \(OH^-\) iyonu birleşip su açığa çıkar. Asit ve bazların yapısındaki diğer iyonların birleşmesiyle de tuzlar oluşur.

Hücrelerde ve hücreler arası sıvılarda çeşitli mineral tuzları bulunur. Tuzlar sıvı ortamda anyon ve katyonlarına ayrılır. Klor \((Cl^-)\) ve bikarbonat \((HCO_3^-)\) anyonlara, sodyum \((Na^+)\) ve kalsiyum \((Ca^{2+})\) katyonlara örnek olarak verilebilir.

Mineraller