Hücre

Hücrenin Keşfi ve Hücre Teorisi

Hücrenin keşfi İngiliz bilim adamı Robert Hooke tarafından 1665 yılında gerçekleştirilmiştir. Robert Hooke şişe mantarlarından aldığı kesiti, mikroskopta incelemiş ve boş odacıklar şeklinde gördüğü yapılara hücre adını vermiştir.

1858 yılında Rudolph Wirchow'un katkılarıyla günümüzdeki hücre teorisi ortaya çıkmıştır. Bu teoriye göre;

Bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle bu teoriye aşağıdaki maddeler eklenmiştir.

Hücrelerin incelenmesinde ilk olarak ışık mikroskobu kullanılmıştır. Işık mikroskopları objenin gerçek boyutunu yaklaşık 1000 kez büyütebilir. Bu nedenle ışık mikroskobu ile hücreler gözlenebilmiş; fakat çok küçük yapıda olan organeller tam olarak incelenememiştir.

Bu nedenle hücrenin keşfi 17. yüzyılda olmasına rağmen, hücre coğrafyası 1950'lere kadar büyük ölçüde haritalanamamıştır. Bu yıllarda elektron mikroskobun kullanıma girmesiyle hücre biyolojisi ile ilgili bilgimiz hızla artmıştır.

the-length-scale-of-biology.jpg

Hücreler yapılarına göre prokaryot ve ökaryot hücre olmak üzere ikiye ayrılır.

Prokaryot Hücre

Zarla çevrili çekirdek ve organelleri olmayan hücrelerdir.

Ökaryot Hücre

Zarla çevrili çekirdek ve organelleri olan hücrelerdir.

Ökaryot hücreler hücre zarı, sitoplazma ve çekirdek olmak üzere üç farklı kısımdan oluşur.

Sitoplazma

Hücre zarı ve çekirdek zarı arasında bulunan bölüme denir.

Sitoplazma için de belirli görevler yapmak üzere özelleşmiş yapılara organel denir. Bu organeller; ribozom, endoplazmik retikulum, golgi cisimciği, lizozom, mitokondri, koful, sentrozom, plastitler, peroksizom ve hücre iskeleti olarak sıralanabilir.

Hücre Organelleri

Ribozom

https://ribo.zone/

Protein sentezinin gerçekleştiği organeldir. Hücredeki amino asitler ribozomlarda peptit bağları ile birleştirilerek, hücrenin ihtiyacı olan proteinler üretilir.

\[\ce{n(Amino Acid) -> Protein + (n-1)H_2O} \]




(S) SWEDBERG birimi olup, molekülün büyüklüğüne bağlı olarak ultrasantrifüjlemedeki çökelme katsayısıdır.

Endoplazmik Retikulum (ER)

Ökaryot hücrelerde, çekirdek zarından başlayıp hücre zarına kadar uzanan, kanalcık ve borucuklar sistemidir.

Granülsüz Endoplazmik Retikulum:

Kas hücrelerinde, kasılma için gerekli olan kalsiyum granülsüz endoplazmik retikulumda depolanır.

Granüllü Endoplazmik Retikulum:

Golgi Cisimciği

Yassılaşmış zarsı keseciklerden oluşur. Bu yapılara sisterne denir. Sayı doku tipine ve metabolik faaliyetlere göre değişir.

Hormon ve sindirim enzimi gibi salgı yapan hücrelerde bol miktarda golgi cisimciği ve granüllü ER bulunur.

golgi.jpg

Lizozom

Sindirim enzimleri içeren zarla çevrili bir kesedir.



phagocytosis.jpg


cellular-autophagy.jpg


Mitokondri

Memelilerin olgun alyuvarları hariç, oksijenli solunum yapan tüm ökaryot hücrelerde bulunur.

mitokondri.png

Oksijenli solunum yaparak hücre içinde gerekli olan ATP'yi sentezler. Bu nedenle hücrenin enerji santrali olarak kabul edilirler.

\[\ce{C6H12O6 + 6O2 -> 6CO2 + 6H2O + 32ATP + Heat} \]

Mitokondri çift zarla çevrilidir. Dıştaki zar düz, içteki zar ise hayli kıvrımlıdır.

Mitokondrinin içi matriks adı verilen bir sıvı ile doludur.




Mitokondride substrat düzeyinde ve oksidatif fosforilasyonla ATP üretilir.
Bu ATP'ler fotosentez hariç hücrenin enerji gerektiren tüm olaylarında kullanılabilir.

Plastitler

Plastitler bitki hücrelerinde ve alglerde bulunan organellerdir. Bakteri, arkebakteri, mantar ve hayvan hücrelerinde bulunmazlar.

Kloroplast

Klorofil taşıdıkları için yeşil renkli plastitlerdir.

chloroplast.jpg

Kloroplastlarda fotosentez olayı gerçekleşir. Bu olay sırasında karbondioksit ve su gibi inorganik maddeler güneş enerjisi yardımıyla glikoz gibi organik maddelere dönüşür. Yan ürün olarak ise oksijen gazı oluşur.

\[\ce{6CO2 + 6H2O ->[Klorofil][Light Energy] C6H12O6 (Glikoz) + 6O2} \]

Bitkinin tüm hücrelerinde fotosentez gerçekleşmez. Sadece kloroplast içeren yaprak gibi hücrelerde gerçekleşir.

Granaların bu yapısı yüzey artışına neden olur. Böylece daha çok klorofil pigmenti içerip, birim zamanda soğrulan güneş ışığı miktarı artar ve fotosentez hızlanır.


Kloroplastta fotofosforilasyon ile ATP üretilir. Bu ATP'lerin çoğu fotosentez reaksiyonları sırasında kullanılır.

Kloroplast organelinde nişasta sentezi gerçekleşir.

Mitokondri Kloroplast
Oksijenli solunum ile ATP üretir. Fotosentez ile glikoz gibi organik besin monomerlerini üretir.
Organik molekülleri inorganik moleküllere parçalar. İnorganik maddeleri organik maddelere çevirir.
Çift zarla çevrilidir. Çift zarla çevrilidir.
Kendine özgü DNA, RNA ve ribozomları bulunur. Kendine özgü DNA, RNA ve ribozomları bulunur.
DNA'sı halkasal yapıdadır. DNA'sı halkasal yapıdadır.
İçindeki sıvı matriks olarak adlandırılır. İçindeki sıvı stroma olarak adlandırılır.
Substrat seviyesinde fosforilasyon ve oksidatif fosforilasyon ile ATP üretir. Fotofosforilasyon ile ATP üretir.
Kromoplast

Bitkilere yeşil hariç diğer renkleri veren pigmentlerdir. Bitkilerde sarı (ksantofil), turuncu (karoten) ve kırmızı (likopen) renkte olan plastitler kromoplastlardır.

Lökoplast

Kloroplast ve kromoplastlardan farklı olarak renksiz plastitlerdir.

Plastitler birbirine dönüşebilir.

\[\ce{Lökoplast ->[Light] Kloroplast ->[Klorofilin bozulması] Kromoplast} \]

Koful

Kofullar hücre zarı, endoplazmik retikulum veya golgi cisimciği tarafından oluşturulabilir. Farklı hücre tiplerinde farklı işlevlere sahiptirler.


Kontraktil koful tatlı sularda yaşayan bir hücreli organizmalar (paramesyum, amip, öglena) ile sünger ve hidra gibi bazı omurgasız hayvanlarda bulunur.

Tatlı suda yaşayan bir organizmanın yaşadığı ortama madde ilave edilerek ortamın yoğunluğu artırılırsa, hücreye giren su miktarı azalacağından kontraktil kofulun çalışma hızı azalır.

Olgun bitki hücrelerinde genellikle daha küçük kofulların kaynaşması ile oluşan büyük bir merkezi koful bulunur.

Bazı bitkilerin kofullarında, asit ve bazlar ile renk değiştirebilen antosiyanin gibi pigmentler bulunur.

Sentrozom

Hücre bölünmesinde görev yapan bir organeldir. Mikrotübül organize edici merkez olarak adlandırılır.

sentrozom-mitotik-bolunme.jpg

Bir sentrozomun içinde bir çift sentriyol bulunur. Her bir sentriyol dokuz adet üçerli mikrotübülden oluşur. Bu mikrotübüller silindirik yapı oluşturacak şekilde dizilir.

sentroller-ve-sentrozom.jpg

Hücre bölünmesinden önce, her sentriyol kendini eşler. Böylece her biri bir çift sentriyol içeren iki sentrozom oluşur. Bunlar hücrenin zıt kutuplarına hareket eder ve aralarında iğ iplikleri (mikrotübüller) oluşur. Bu yapılar bölünme sırasında sentromer bölgelerinden kromozomlara tutunarak kromozomların hareketinde görev alır.

Olgun alyuvar ve yumurta hücresi hariç tüm hayvan hücrelerinde sentrozom bulunur.

Yüksek yapılı bitki hücrelerinde ve mantarlarda sentrozom yoktur. Bu hücrelerde iğ iplikleri diğer mikrotübül organizasyon merkezleri tarafından oluşturulur.

Kanser tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de kemoterapidir. Kemoterapide kullanılan ilaçlar sentrozom organelini işlevsiz hale getirir. İğ ipliklerinin oluşturulamaması kanserli hücrelerin bölünmesini durdurur.

Hücre İskeleti

Ökaryot hücrelere şeklini veren ve hücre içi organizasyonu sağlayan yapıların tümüne hücre iskeleti denir.

Hücre iskeleti, hücreye şekil vermenin yanında organellerinin hücre içinde yer değiştirmesinde ve hücre bölünmesi sırasında kromozomların hareketinde de rol oynar.

Hücre iskeleti mikrofilament, ara filament ve mikrotübül olarak adlandırılan üç temel yapıdan oluşur.

Mikrofilament

Üst üste sarılı iki adet aktin proteininden oluşurlar. Diğer liflere göre daha incedirler.

Mikrofilamentlerin temel işlevleri aşağıda verilmiştir:

Ara Filamentler

Farklı tipte proteinlerin birleşmesi sonucunda oluşurlar. Mikrotübülden ince, mikro filamentten ise daha kalındırlar. Kararlı bir yapıları vardır.

Ara filamentlerin temel işlevleri aşağıda verilmiştir.

Mikrotübüller

Yapısında tübilin adı verilen proteinler bulunur. En kalın olan liflerdir.

Mikrotübüllerin temel işlevleri aşağıda verilmiştir.

Peroksizom

Tek zarla çevrili, özelleşmiş metabolik bölümlerdir. Bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan peroksizomlar çeşitli substratlardan uzaklaştırdıkları hidrojenleri oksijene aktararak hidrojen peroksit (\(H_2O_2\)) oluşturan enzimler içerirler. Bu yapılar hücre içinde farklı görevlere sahiptir.

Aşağıda bu görevlerden bazıları verilmiştir:

Zehirli bir molekül olan hidrojen peroksit yine peroksizomlarda bulunan katalaz enzimi ile su ve oksijene parçalanır.

\[\ce{H2O2 ->[katalaz] H2O + 1/2O2} \]

Ökaryot hücrelerde oksijen tüketimi mitokondri ve peroksizom organellerinde gerçekleşir.

Çekirdek